30 Mayıs 2011 Pazartesi

Danger Mouse & Daniel Luppi iftiharla sunar

      
      Bir varmış Bir yokmuş. Romada, Daniele Luppi adında bir çocuk  doğmuş , büyümüş, piyano dersleri almış, küçüklüğünden beri spagetti western ve klasik italyan film muzikleri dinlemiş, Ennio Morricone, Franco Micallizi dinleyerek boy atmış, Amerikaya göç edince  bazı soundtack kayıtlarında çalmış ilerlemiş aranjor olmuş, yetmemiş hollywood indie filmlerinin müziklerini yapmaya başlamış, yetmemiş John Legend ,Mike Patton ,Broken Bells gibi grupların aranjmanlarını yapmış, yaylılarını yazmış.İşi büyütüp Sex and the City nin müziklerini yapmış.Artık yeter demiş ve onu büyüten 60 ların 70 lerin italyan film muziklerinden etkilenerek yaptığı parçalardan oluşan ''An Italian Story '' adında bir albüm çıkarmış.İşte bu albümün hastası Danger Mouse, Luppi ile tanışmış ve ondan  Gnarls Barkley in ''Odd Couple'' albümünün aranjmanlarını yapmasını istemiştir.Bu beraberliğin sonunda 5 yıllık çalışma ile ''ROME'' albümünü çıkarıp beni mutlu etmişlerdir.Mutlu SON


     Albüm,eski usul kayıt teknikleriyle kaydedilmiş ve vintage enstrumanlar kullanılmış.The Good The Bad and The Ugly 'nin müziklerindeki koro nun kendisi Cantori Moderni, Jack White ve Norah Jones 'un vokalleriyle soundu ve konsepti mukemmel bir uyum içinde yaratmışlar.
      ROME, ağır bır  timpani ritmine eklenen kaybetmiş ama gururlu bir gitar ve titrek titrek, hikaye anlatır gibi whoo layan bir kadın la başlar.Birşeyler anlatmak için söze gerek yokmuş, melodiyle de hikaye anlatılabiliyormuş derken'' jack white ın sesi ve anlattığı yalnızlığı ve umutsuzluğu katılıyor müziğe.''Yapma bee''derken Norah Jones un kapalı ve buğulu sesiyle ''Can't we be like season's trees, changeably just not so easily''dediğini duyuyoruz.
 
    Albümde sözlü sözsüz bütün parçalarda bir hikaye dinliyoruz.Tremololu gitarlar ile çorak dağlarda yalnız olduğunuzu ,70 ler tonundaki basslarda üstümüzün başımızın toz içinde olduğunu,davulların durgunluğundan ne kadar yorgun olduğunuzu hissediyorsunuz.yaylıların ve hammondların melodileriyle ne yapmak istediğinizi ne yaptığınızı, kimlere karşı savaş verip, savaşmaya değip değmediğini düşünüyorsunuz.
     Siz bunları düşünürken jack white çıkıp son kez acı gerçekleri söylüyor.Dünyanın nasıl birşey olduğunu anlatıp, açgözlülüğümüze bi tane asılıyor.Afallayıp kalırken albüm bitiyor.



35 dakikalık serüvenide burdan dinleyebilirsiniz.
http://www.youtube.com/watch?v=_1vX24a4BSo&feature=fvst


26 Mayıs 2011 Perşembe

SUBMARİNE OST


                   
     Arctic Monkeys' in frontman i Alex Turner 'ın müziklerini yaptığı Submarine filmini birtürlü bulup izleyemedim ama soundtrack ini 3 haftadır evde döndürüp duruyorum.1 intro ve 5 parçadan oluşan soundtrack, Stuck on the Puzzle parçasının sözleriyle başlıyor.

   ''I'm not the kind of  fool who's gonna sit and sing to you about the stars girl''

     Ve o içtenlikle devam ediyor.Parçaları gitar vokal olarak çalıp,sade minimal süslemelerle sound u beslemeleri, sözleri öne çıkarıp daha içtenleştiriyor.
    Filmin konusu, 15 yaşındaki Oliver ın bekaretini kaybetme çabası ve bu sırada  annesiyle arasında geçen olaylar. Hayır, bu bir  gençlik filmi değil ve evet komedi filmi ama soundtrackteki parçalar kadar içten ve sakin bir havası var.
    Soundtack in ikinci parçası  Hiding Tonight 'ın sözleri , bahar yorgunluğu yaşadığım şu sıralar  içimdekileri söylüyor.''Yarın daha çok sey yapıcam,yarın daha güçlü olucam,ama bugün değil bugun bana dokunma''
     Glass in the Park,serenade tarzında,tıngır mıngır akan vokal melodileri  ile içinde yaşadıklarını dışa vurma çabalamasını anlatıyor.
     It' hard to get around the wind' de  armoni ve vokal tarzıyla  Paul Mccartney nin Beatles ta yazdığı parçaların havasını yakalamış kanımca Mccartney'e hatrı sayılır bir  vermistir.
     Filmin konusu, 15 yaşındaki Oliver ın bekaretini kaybetme çabası ve bu sırada  annesiyle arasında geçen olaylar. Hayır, bu bir  gençlik filmi değil ve evet komedi filmi ama soundtrackteki parçalar kadar içten ve sakin bir havası var.
     Stuck on the Puzzle parçası albümün grup kafasında olan iki parçasından biri.Parçanın sözleri şiir niteliğinde hem romantik hem gerçekçi bakan ve bunun karmaşasında kaybolmuş birinin ağzından anlatılıyor.Film ve soundtrack in genel  havasını bu parçada soluyabilirsiniz.
     Piledriver Waltz Arctic Monkeys in yeni albümünde de olacak olan bir parça, ama bu versiyonu daha sakin çalımlı daha sedeleşmiş,ve bence soundtrack versiyonu albümdekinden daha sıcak ve cana yakın ve evet yeni albümleri ''Suck it and see'' daha çıkmadan indirip dinledim.Aradığımı bulamasamda yaptım evet .....
       




    IT crowd dizisinde  Moss 'u canlandıran ,aynı zamanda Arctic Monkeys 'in kliplerini çeken  Richard Ayoade nin ilk yönetmenlik projesi olmasının yanı sıra soundtracki Alex Turner 'ın da ilk solo albüm çalışması olarak geçiyor




                     Submarine filminin trailerı karşınızda. Filmi bulan bana da versin........
      
            

                         BAHAR YORGUNLUĞU ÇEKENLER İSE buraya TIKLASIN